16/9/2009 - EĞİTİM ÜZERİNE BİR DENEME
Zamanın aynası olmayı başarabilen iki devlet kurumumuzdan birisi olduğu için TRT'yi takdir etmek gerekli(!).
Yozlaşan ve ciddi bir şekilde yobazlaşan insanımızın arzularını çok iyi tahlil edip, zamana ayak uydurabiliyorlar. Artık neredeyse, tamamen dini bir yayın organı gibi çalışmaya başladılar. Ne zaman TRT 1'i açsam mutlaka dini bir program çıkıyor karşıma; üstelik Mesaj TV, Samanyolu TV gibi benzeri televizyon kanallarına nazire yaparcasına. Tek eksiği, dini video veya kitap satış reklamlarının olmaması. Onlar da olsa tam olacak hani...
İkinci devlet kurumumuzu herkes biliyor; Milli Eğitim Bakanlığı. İktidara gelen her siyasi düşüncenin ilk olarak kadrolaştığı kurumumuz yani. O kadar hırpalanmış ki, çalışan memurları bile kendilerini kaybetmiş bir hale geldi.
Pazartesi, demokrat olarak işe başlayıp, salı sosyalist olarak eve ekmek götürüp, çarşamba hafif milliyetçi, perşembe Türk-İslam sentezci ve nihayetinde cumaları tam Müslüman oluyorlar. Cumartesi ve pazarları ise ancak kendilerine gelmeye çalışıyorlar. Sonra ertesi hafta kaldıkları yerden devam ediyorlar. Sonuçta her şey ekmek için, çocuklara daha iyi bir gelecek için...
Ama böyle bir sistemde, narin bir kavak fidanı gibi her rüzgarda eğilip bükülmeye ne kadar dayanabilirler?
Dayanamadıkları da ortada. Her yıl değişen eğitim sistemini de katarsak işe, felaketler arka arkaya gelmeye başlar ve geliyor da...
Güzel yurdumun başkentinin Çanakkale olduğunu düşünen, ÖSS sınavında 0 (yazıyla SIFIR) çeken 47 bin liselinin; dünyada örnek alacak kimse kalmamış gibi Humeyni'yi örnek aldığını haykıran üniversiteli şaşkın kızların arka arkaya basında yer bulması, bu felaketler silsilesinin başlamış olduğunu gösteriyor.
Korkarım ki bu daha başlangıç ve bunlardan daha beterleri de yolda... Yani güzel ülkemin geleceği en az 3-4 kuşak yozlaşmanın ipoteği altında ve ne yazık ki bu durum dizginlenemiyor. Bir kere asıl dizginleyebilecek insanlarımızın dizginlenmesi gerekiyor.
Biz istediğimiz kadar nükleer santraller yapmaya çalışalım, 8 milyarlık ihalelerle hava savunmamızı güçlendirelim ya da Ermenilerle, Kürt kardeşlerimizle açılıp saçılalım... Bu eğitim denen en önemli olgumuzu, en önemli insani değerimizi kısa zamanda düzeltmezsek, Şer Üçgenini ''OKEYE DÖRTLÜ'' yapmamız yakındır.
Acı ama gerçek...
|